RÖPORTAJ ARŞİVİ
İsveçli profesör nasıl internet kahramanı oldu?
İsveç Kraliyet Teknoloji Enstitüsü'nde araştırmacı ve uzman olarak çalışan Prof. Roger Wallis, bilgi çağında fikri mülkiyet hukuku ile ilgilenenlerin tanıdığı bir isim. Zaman zaman Türkiye'ye gelip bu konuda konferanslar veriyor. Wallis, internette dosya paylaşımıyla yapılan fikri mülkiyet hakkı ihlâlleri konusunda yeni hukuki çözümler geliştirilmesini savunan bir bilim insanı ve besteci. Wallis geçenlerde bir grup küresel müzik ve film endüstrisi firmasının İsveç'te "Pirate Bay" (Korsan Körfezi) aleyhine açtığı davada bilirkişi olarak çağrıldı. (Türkiye'den erişilemeyen bu sitede "BitTorrent" yoluyla müzik ve film dosyaları paylaşılıyor.) Duruşmada davacı avukatları Wallis'in akademik kimliğini ve araştırmalarının değerini sorguladı. Duruşma sonunda yargıç, Wallis'in tanıklığını değerlendirmeye aldı ve dava için harcadığı zamana karşılık bir ödenti isteyip istemediğini sordu. Wallis para istemediğini ancak karşı taraf avukatlarının tutumu nedeniyle çok üzülen karısına çiçek yollanabileceğini söyledi. Bu ifadenin üzerinden iki saat geçmemişti ki, başta Facebook'ta açılan Wallis hayran sayfaları olmak üzere, internet üzerinde olağanüstü hızlı bir örgütlenme başladı. Wallis'in evi çiçek yağmuruna tutulurken bir taraftan da onun adına hayır kurumlarına, sivil toplum örgütlerine bağış ve armağanlar yollandı.
- Tansuğ: Neden mahkemedeydiniz?
Davacı avukatları savunmalarını, internetten dosya paylaşımıyla CD satışlarının düşüşü arasında -bence varolduğu pek iddia edilemeyen- nedensellik ilişkisine dayandırmıştı. İşte ben de bu ilişkinin tam olarak ne olduğu, tüketici davranışları, iş modelleri, değişen gelir akışları vs. üzerine uzman tanıktım.
- Bu uyuşmazlık hakkında sizin görüşünüz neydi?
"Pirate Bay" delikanlılarını tanımam. Fakat dosya paylaşım teknolojisindeki gelişmeleri, özellikle 20 milyon Euro'luk bir AB projesinin (Peer to Peer Next) temeli olan BitTorrent'i izliyorum. Bu projenin geleceğin etkin platformlarını geliştirebileceği öngörülüyor. Ama hukuki engellerin ucu bucağı yok. Şu basit argümanları da kabul edemem: Dosya paylaşımı ile CD satışlarının düşüşü yüzde yüz ilintili ya da eğer dosya paylaşımı yasaklanabilseydi, yasadışı dosya indiren herkes bir müzik mağazasına koşardı. İşte film ve müzik endüstrisinin bu davadaki pek çok milyon Euro'luk tazminat talebinin dayanağı buydu.
- Karşı tarafın avukatları nasıl tepki gösterdi?
Davacı tarafın avukatları çok kabaydı. Tanıklığımdan bir gün önce üniversiteme telefonlar edip araştırmalarımı, pozisyonumu soruşturdular, benim sonuçlarımla aynı sonuca ulaşan hiç araştırmacı olmadığını ima ettiler. Bu yaklaşım benim canımı çok sıktı, karımı ise çok üzdü.
- Davada karar verildi mi?
Henüz değil. Herşey yargıcın AB e-Ticaret yönergesiyle davacıların talebi arasındaki dengeyi nasıl kuracağına bağlı. e-Ticaret yönergesi film ve müzik şirketlerine verilen tekel haklarının ve fikri mülkiyet kanunlarının aksine, yeni internet iş modellerini teşvik eden, servis sağlayıcıların sorumluluklarını azaltan bir düzenleme. Yargıç muhtemelen Avrupa Adalet Mahkemesi'ne danışacak. Bu da iki, üç yıl demek.
- İsveç'te sizinki gibi tanıklıklara ödeme yapılması tanığın ya da bilirkişinin tercihine mi bağlı?
İsveç'te içinde bir savcının bulunduğu her mahkemeye çağrılan, harcadığı zaman için tazminat talep edebilir. Tanıklığımdan sonra yargıç bana da standart soruyu sordu. O sırada Facebook'ta çoktan bir "Wallis Hayranları Kulübü" kurulduğundan, bir delikanlının bunu yeni bir e-İş uygulamasının Beta sürümü olarak gördüğünden de habersizdim. Meğer ben bu sözleri söyledikten sonra karıma çiçek ya da armağan yollanması için bir web sitesi kurulmuş. İki saat içinde çiçekçiler aramaya başladı. Yağmur gibi sipariş yağdığını söylediler. Akşama 80'den fazla çiçek teslim edildi, derken herşey bir lojistik kabusa döndü. Sonra web günlükçüleri harekete geçti. Çiçek masrafını karşılayamayacak dostlar için mesaj panoları, pek çok basın haberi.
sayı: 24




















