İlk göç dalgasından bugüne

1915'te, binlerce Ermeni Anadolu'daki Osmanlı yönetimince evlerinden uzaklaştırıldı. O dönemde, sayıları yaklaşık 1,5 milyon olan Ermeniler'in büyük kısmı pek çok farklı yere dağıldı, yollarda hayatını kaybetti.
Orlando Calmo Calumeno Koleksiyonu

İlk göç dalgası, Osmanlı İmparatorluğu'nun son dönemlerinde yaşandı. Protestan misyonerlerin etkisiyle Batı'ya göç eden yaklaşık 15 bin Ermeni'den sonra bir grup da Sultan Abdülhamit dönemindeki şiddetten ötürü Anadolu'dan Avrupa ve ABD'ye göç etti. Tarihçi Ayşe Hür'e göre, Ermeniler yeni topluluklarıyla anavatanları arasında köprüleri bu dönemde inşa etmeye başladı. Geri dönenler göç, iş bulma deneyimlerini anlattı.

İkinci göç dalgası I. Dünya Savaşı sırasında yaşandı. 1915'te, binlerce Ermeni Anadolu'daki Osmanlı yönetimince evlerinden uzaklaştırıldı. O dönemde, sayıları yaklaşık 1,5 milyon olan Ermeniler'in büyük kısmı Ortadoğu, Avrupa, Güney ve Kuzey Amerika gibi pek çok farklı yere dağıldı, yollarda hayatını kaybetti.

Ermeniler hep bugünkü gibi örgütlü ve siyaseten aktif değildi. Hatta ABD'ye ilk göç edenler yaşama adapte olmakta ciddi güçlük çekti. Tarihçi Ayşe Hür Batı'ya gelenlerin önyargıyla karşılandığını yazıyor. Hatta 1920'lerde ABD'nin Kaliforniya eyaletinde Ermeniler'e yerleşme, iş bulma, iş değiştirme ve kamu vasıtalarını kullanma konularında belli yasaklar getirildi. Öyle ki birçok işyerinin kapısına "Zenciler ve Ermeniler giremez" levhaları bile kondu. Bu nedenle de ilk dalga göçmenler, tüm güçleriyle yaşadıkları ülkenin diliyle, kültürüyle bütünleşmeye çalıştı.

Bugünkü örgütlülüğün ve özellikle de soykırım iddialarının tanınması konusunda siyasi mücadelenin filizlendiği ilk dönem ise 1960'lar oldu. Diasporanın politik aktivizmi ABD'de başladı. Finansal açıdan daha güçlü olan Amerikan Ermenileri, sosyal kulüpler, okullar ve siyasi partiler aracılığıyla cemaat tabanlı bir altyapı kurdu. Diasporanın Ermenistan'la ilişkileri 1920'lerde Ermenistan'ın mecburen SSCB'ye katılmasıyla engellenirken, ABD'de doğan Ermeniler'in yeni kuşağı ülkenin 1960'lardaki çalkantılarıyla büyüdü. Afrika kökenli Amerikalı topluluğun insan hakları hareketinden ve Vietnam Savaşı'na karşı yürütülen politik hareketten etkilenen Amerikan Ermenileri yeni ve daha radikal bir milliyetçiliği benimsedi. Bu politik uyanışa bağlı olarak Amerikan hükümetinin Ermeni soykırımını tanıması yönündeki lobi çalışmaları 1965'te başladı.

Üçüncü dalga göç 1970'lerde gerçekleşti. Bu yıllarda Ortadoğu savaşlardan, Lübnan ve İran'daki kargaşadan kaçarak yeni bir akın başlatan Ortadoğu Ermenileri bu politik aktivizmin üzerinde durduğu zemine yönelerek Amerikan Ermeni toplumunu daha da radikalleştirdi.

1970 - 80'lerde, Ermeniler'in bu yeni göçmen dalgası milliyetçi kimliği güçlendirdi. 1980'lerde ise ASALA (Ermenistan'ın Kurtuluşu İçin Gizli Ordu / Armenian Secret Army for the Liberation of Armenia) ve "Adalet Komandoları" (Justice Commandos) gibi terörist gruplar ortaya çıktı. Bunlar Türk devletinin resmi
temsilcilerine karşı terörist saldırılar düzenledi.

1980'lerin sonundan itibaren diaspora Ermenileri'nin ulusal kimliğini dönüştüren üç spesifik etmen vardı. İlki 1988'de Sovyet Ermenistanı'nda meydana gelen ve 20 bin kişinin ölümüne sebep olan depremdi. Her bir topluluğun bağış ve yardım toplamak için etkinlikler düzenlemesi diasporanın her köşesindeki Ermeniler'in, Ermenistan için harekete geçmesinin kıvılcımını yaktı. Deprem, normalde bölünmüş bir diasporanın birleşmesi için güçlü bir etken oldu.

Depremin hemen ardından Azerbaycan'la Ermenistan arasında Dağlık Karabağ nedeniyle çıkan savaş da ikinci önemli etkendi. Diaspora savaşa, mali desteğini arttırarak ve Azerbaycan'a karşı savaşan "gönüllüler" yollayarak yanıt verdi.

Son etmen ise, 1991'de SSCB'nin yıkılmasıyla birlikte, bağımsız Ermenistan Cumhuriyeti'nin kuruluşuydu. Ermenistan'ın gelişmesi diasporanın çoğu için yeni bir öncelik oldu ve Ermeni siyasi partilerinin lobi çalışmalarına yeni bir politik bağlam ekledi. En önemlisi, bütün bu güçlü etmenler, diasporanın ulusal kimliğini, bu kimliğin geleneksel çekirdeği olan soykırım meselesinin ötesine doğru genişletme eğilimini başlattı.

sayı: 72

Yorumlar
Member Comments

 
 
 

Geçen Temmuz'a kadar Rusya Devlet Başkanı'nın insan hakları danışmanlığını yapan Ella Pamfilova'yla röportaj...

 
 

Avrupa ve ABD'de yüksek kakao içerikli çikolata tüketimi yüzde 43 oranında arttı. Önceleri en pahalı ürün gamında sütlü çikolatalar yer ...

 

The Peek
 
 

Yılın en büyük güncel sanat etkinliğindeki provokasyona karşı koymak kolay değil.

 
 
 
 

Neden Andorra'lılar, Sardinya'lılar ya da Okinawa'lılar dünyadaki herkesten daha uzun yaşıyor?