Yetişkin pazarının komedisi

Eyyvah Eyvah; "Türkler ne olsa" parodileriyle, ergen esprilerinden yılmış komedi severlere hitap ediyor. Ama onların sayısı da 1 milyon bile değilmiş.

Sinema sezonu öncesi 70 Türk filminin vizyon beklediği açıklandığında Burcu Ayaz, Newsweek Türkiye'nin 45'inci sayısında filmlerin oyuncuları, yönetmeni ve konusuna, yani ambalajına bakıp keyfine göre bilet fiyatlarını belirlemişti. Basına dağıtılan fotoğraflardan yola çıkıp Demek Akbağ'ın mini eteğini giyip şarkı söylediğini, Ata Demirel'in de ona klarneti ile eşlik ettiği görünce 'Eyyvah Eyvah' filmine helâlinden 21 lirayı kıymıştık. Ortalama sineme bileti fiyatı 10 lirayken bizi bu kadar cömert kılan neydi? Film komedi bile olsa Demek Akbağ'ı dram sahnelerinde, Osmanlı Cumhuriyeti filmiyle 'kendine fena halde yazık etmiş' dediğimiz Ata Demirer'i de klarnetçi rolünde görünce 'nihayet kendilerine göre rol bulmuşlar' sevinciydi herhalde sebep. Ya da vizyon bekleyen onlarca filmin büyük çoğunluğu bildik formüller üzerine dayalı komedi veya dramlardan ibaretken, Eyyvah Eyvah'ın hiç değilse görünüşte, sürprize gebe görünmesiydi.

Evet, Eyyvah Eyvah bizim için değil ama sezonun sürprizlerinden biri oldu. Bizim için en büyük sürpriz ise filmin bir Demek Akbağ değil, Ata Demirer filmi oluşuydu. Demirer, senaryosunu kendisinin yazdığı filmde Kuzey Ege'de konuşulan Ege-Trakya kırması şiveli klarnetçi Hüseyin Badem tiplemesi (kimisi Badem'in bir Roman olduğunu söyledi, Demirer "Değil ama öyle algılanıyorsa da kabulüm" diyerek tartışmadan kaçındı) ile filmi sürüklüyor. Ama asıl önemlisi Demirer'in şive taklitli tiplemesinin olanca ağırlığına rağmen bunun Recep İvedik (veya Borat/Brüno) gibi komedi karakteri değil, komedi filmi karakteri olması. Eyyvah Eyvah, senaryosunda aksaklıklar olsa, yer yer sarksa ve inandırıcılığını yitirse de olay örgüsü bulunan bir durum komedisi. Filmde karikatürize bir komedi karakteri varsa o da Demet Akbağ'ın her zamanki gibi disiplinli bir öğrenci özeniyle inşa ettiği, kaset çıkarma peşindeki arıza Firuzan karakteri olabilir. Klarnetçi Hüseyin'in filmin ikinci yarısında babasını araması bahanesiyle Çanakkale'den İstanbul'a gidişiyle film, olası 'Mayıs Sıkıntısı' (ki o da Çanakkale'de geçiyordu) sendromundan kendini kurtarıyor, eller havaya Firuzan'ı, eşcinsel menajeri, mafyası, delileri ile İstanbul'da 'yerelden evrensele' ulaşıyor.

Bu haliyle film, Türkler Afrika'da/Kıbrıs'ta/Irak'ta/Vahşi Batı'da olsa, korku/mafya/aksiyon filmi çekse, curling oynasa ne olur, gibi soruların peşine takılan parodiler ya da ergenlere hitap eden cinsellik ve tuvalet esprileri dolu kaba komedi filmlerinin yanında hayli 'yetişkin' duruyor. Ancak bu tür komediye para ödeyecek yetişkin sayısı yapımcıları pek de tatmin etmeyebilir. Boxoffice.com'a göre film ilk hafta 450 binin biraz üzerinde seyirci çekti. Eyyvah Eyvah bu gidişle gişede bir milyon seyircinin belki biraz üstüne çıkabilecek. Bu rakam sezonun gişe rekortmeni Vahşi Batı ve Recep İvedik 3'ün ilk hafta bir buçuk milyona varan gişesi yanında çok küçük, Vavien gibi eleştirmenin övgüsüne mazhar olmuş kara komedinin toplam gişesinden dört kat fazla.

Filmin gişe hâsılatı yapımcı BKM Film dışında kimin derdine, o ayrı konu. Son beş yılda Türk filmleri atağa geçip sinemaları doldurduğundan beri yerli filmlere kendi çocuğumuz gibi davranıyoruz. Her pazartesi gişe rakamları gazetelerin birinci sayfasına bile taşınıyor. Bilet satışlarına bakıp işler yine ters gidecek, kıpırdanan sinemamız yeniden gerileyecek, 70'lerin seks filmi furyasına veya 80'lerin kasvetli siyasi filmlerine kapılıp boğulacağız, diye telaşa kapılıyoruz. Zarar ettiği söylenen, 'su akarken testiyi doldurma telaşındaki' yapımcıların birbirinden berbat onlarca filmine 'piyasayı bozacak' diye kızıyoruz. Sakin olun, endişeye mahal yok: 1800'ü aşan sinema salonu ve bazı tahminlere göre bu yıl 45 milyona ulaşacak biletli seyircinin yarısından fazlasını çeken Türk sinema sektörü artık batmak için fazla büyük. Yıllık 275 milyon dolara ulaşan bir piyasaya 70 Türk filmi az bile. Her türden film çekilmeye devam edecektir. Kendi pazarını bulan Eyvah Eyvah gibi filmlerin devamının geleceğine şüphe yok.

sayı: 72

Yorumlar
Member Comments

 
 
 

Geçen Temmuz'a kadar Rusya Devlet Başkanı'nın insan hakları danışmanlığını yapan Ella Pamfilova'yla röportaj...

 
 

Hosted Villas'taki köşkümde yüzme havuzu, iki teras, çatıda güneşlenme alanı, gül bahçesi ve ayrıca konsiyerj ve şoför bulunuyor. ...

 
The Peek
 
 

Film, coplarla dövülen, göz yaşartıcı gaza maruz kalan silahsız Filistinli protestocuları gösteriyor.

 
 
 
 

Neden artık tam demokrasi içinde yerini almalı? Ve neden askerler kadar siviller de bu konuda dersine çalışmalı?